Durum Özetine İlişkin Beyanımdır

Kategori: Herşeyden
Perşembe, 10 Kasım 2016 14:17 tarihinde yayınlandı.
Onur Erden tarafından yazıldı.
Gösterim: 2217

Yeniden merhabalar;

Bir kısmınızın bildiği ve önceki yazımda belirttiğim üzere çalıştığım şirketten iftiraya uğrayarak çıkartılmıştım. Bu yazımda size an itibariyle geldiğim durumu anlatmaya çalışacağım.

Cumhurbaşkanımız, başbakanımız ve diğer siyasi bürokratların çeşitli ortamlardaki konuşmalarında da yer aldığı üzere sayısı binler hatta onbinler ile ifade edilen haksızlığa ve iftiraya uğrayan insan bulunuyor. Genel olarak bakıldığında insanların, çeşitli sebeplerden dolayı haksızlığa uğradığı görünüyor.

1. Bir dönem ilgili cemaate/terör örgütüne ilgi gösterip çok geç olmadan uyanan, ancak çevresi tarafından yanlış anlaşılan;

2. Çalıştığı yerden ötürü, ya da düşük bir bedelle borçlanabildiğinden ötürü Bank Asya müşterisi haline gelen;

3. Çalıştığı kurumda kendisi ile ters düşen/anlaşamadığı ya da çekilemediği insanlar tarafından bertaraf edilmek için kendisine iftira atılan; 

4. Gerçekten hiçbir alakası olmayan ve etrafınca anlaşılamayan;

5. Muhalif görüşte olduğu için bertaraf edilmeye çalışılan

insanların genelde bu şekilde haksızlığa ve iftiraya uğradığını görüyoruz. Yukarıda verdiğim sebeplere örnek isimleri biliyorum ancak, sebepler çoğaltılabilir.

 

Benim kendi durumum ise yukarıda belirtilen 3 numaralı sebeple ilişkilidir. Bunu da önceki yazımda dile getirmiştim, tekrar değinmiyorum.

Peki neler yaptım bu süreçte?

Cumhurbaşkanlığı makamına, Başbakanlık makamına, İstanbul Valiliğine, Ak Parti İl Başkanlığına dilekçelerimi sundum. Uğradığım iftiradan, bu işi başıma açan kişiden bahsettim. Peki kimlerden ne yanıt aldım?

Cumhurbaşkanlığı yeniden değerlendirilmek üzere dilekçemi Valiliğe iletti.

Başbakanlık hakkımda emniyet araştırması gerçekleştirdi.  Tabii ki hakkımda terörist olduğuma ilişkin herhangi bir delil bulunamadığı için Büyükşehir Belediyesi'ne işlemin geri alınması talimatını gönderdi.

AK Parti (Bakın, Adalet ve Kalkınma Partisi) ise dilekçemi aldı, doğrudan çalıştığım şirkete gönderdi. Başka birşey yapamayız diye de eklediler.

 

Ne olmuş oldu? Birkaç kanattan işlemin geri alınması için yazı gönderildi, ama kime? Zaten beni hukuksuzca işten çıkartan, şu anda da Genel Müdürünü, müdürünü gönderip, şirket organizasyonunu baştan aşağı değiştiren, kaba bir tabir olacak ama, şirkete çöken şahıslara. Tahmin edileceği üzere, harekete geçmediler.

Ben bir yandan da bu süreç zarfında elimdeki tek tutar dal olan hukuka güvenip bir işe iade davası açtım. Başıma geleni güzelce anlatıp dilekçemi mahkemeye sundum. Çalıştığım kurumun dilekteme itiraz edeceğini zaten tahmin ediyordum ancak, şerefsiz ve haysiyetsizce 6 sayfalık bir itiraz dilekçesinde benim terör örgütü üyesi olduğumu, hatta şirketteki yapılanmanın da başı olduğumu yazmışlar. Ve tabii ki dilekçenin sonunda herhangi bir delil sunamadılar. Hukuk tekniğine göre bir avukat için şeklen utanç kaynağı olması gereken dilekçeden tabii ki birşey çıkmayacaktır. Türkiye bir hukuk devletidir ve nihayetinde hak hakkı olana iade edilecektir.

Bir diğer konu da şu: bilindiği üzere İşkur, belli kriterlere uyan, kendi isteğiyle ayrılan ya da disiplin suçu ile uzaklaştırılmış kişiler haricinde çalışmayan kişilere belirli bir süre işsizlik ödeneği vermekte. Söz konusu ödeneğe ben de başvuruda bulunmuştum. Geçtiğimiz gün ödeneğe hak kazanamadığımı belirten bir mesaj aldım.

İş başvurularında ise bu şekilde uzaklaştırılan kişilerin zaten hiç şansı yok. Görüşmelerde 2. ya da 3. sorulan soru Bir önceki işyerinden neden ayrıldınız? Doğruyu söyleseniz de kimse risk almak istememektedir. Dolayısı ile benimle aynı durumda olan kişilerin kısa dönem içerisinde ücretli ve tatmin edici bir iş bulması gerçekten kolay değildir.

Sözün özü, hiç kimse iftiraya uğrayan kişiler için elini taşın altına koymuyor. Taşın altına koymak bir kenara, ağzını dahi açan yok. Herkesin kendi derdinde olduğu açıkça ortada. Meydan ise bir kısım iyi niyetli ama elinden birşey gelmeyen insan ile bir kısım çıkarcı, makam/mevki uğruna şeref, haysiyet, namus herşeyini satabilecek insana kalmış durumda. Esas kendilerinden kurtulunması ve açıkça ifşa edilmesi gereken ve tehlikeli olan insanlar ise bu kuralsız, çıkarcı ve haysiyetsiz insanların ta kendileridir. 

Dediğim gibi, Türkiye nihayetinde bir hukuk devletidir ve er ya da geç hukuk işleyecektir. Tüm olan bitene inat Türkiye artık yaşanmaz hale geldi demiyorum. Rabbim milletimizi, devletimizi, vatanımızı hainlerden, şerefsizlerden, iki yüzlülerden korusun.