Ege Turu 4. Gün

Kucukkuyu'da kaldigimiz pansiyonda iyice dinlenmis, onceki iki gunun yorgunlugunu atmis bir sekilde uyaniyoruz... Bugun bizi bekleyen yol daha duzgun, dolayisiyla daha uzun bir mesafeyi gozumuze kestiriyoruz. Sirasiyla Altinoluk, Akcay, Zeytinli, Oren, Burhaniye ve Gomec'ten gecerek Ayvalik'a varmayi planliyoruz. Asagi yukari 80 kusur kilometre etmekte kendisi...

Saat 7'ye dogru yola cikiyoruz. Altinoluk'ta hizlica kahvalti yapacak bir yer ariyoruz, lakin bulamiyoruz... Bunun uzerine Altinoluk cikisinda bulunan bir otelde kahvaltimizi yapiyoruz. Bekledigimizden daha ekonomik bir kahvalti oluyor bu... İyice karnimizi doyurup yola devam ediyoruz.

Akcay'a geldigimizde solugu meydandaki cesmede aliyoruz. Burada su ozlemimizi giderdikten hemen sonra arkadasimin lastiginin patladigini farkediyoruz. Sinsice on tekere yerlesen pitragi lastikten cektigimiz anda lastik iniyor... Basliyoruz yamalama islemlerine (epey ustalastigimizi da belirteyim) bu esnada 3 guzel insan ile tanisiyoruz, Mehmet, Emin ve Kemal abiler... Sagolsunlar, bize yorsan'da cay ismarladilar ve guzel muhabbetlerini bizlerle paylastilar...

Yolumuz uzun oldugundan gec olmadan helallesip ayriliyoruz. Burhaniye cikisina kadar ritmimiz oldukca yuksek bir sekilde yol aliyoruz. Ancak Karaagac ve Gomec yokuslari yavaslatiyor bizleri... Derken ben de on lastigi patlatiyorum...

Bu arada bu etabin yolu asfalt kalitsi anlaminda cok iyiydi... Bir de, yolda epeyce karadut suyu satan seyyar ve seyyar olmayan saticilar gorduk, birinde de denedik... Gayet basarili buldugumuz bu icecekten ikiser bardak iciverdik...

Ayvalik'a vardigimizda kalacak biryerler aradik lakin mantikli bir yer bulamadik... Bunun sonucunda Sarimsakli Plajlarina kadar ilerlemeyi kafaya koyduk. Gunes batmazdan evel vardik hatta batmadan once denize bile girip cikabildik... Bu arada bakin, yolda ne bulduk:

Ege Turu 3. Gün

3. Gunumuze, bir onceki yokuslu, problemli ve bol ruzgarli gunun yorgunlugu ile basliyoruz. Bundan dolayi da sabah kahvaltimizi gec yapip uykumuzu iyi almayi ve aksam saatlerinde yola cikmayi planliyoruz. Oglen vakti denize girip dizi izleyip vakit geciriyoruz. (leyla ile mecnun cok beklemez)

Bir onceki gunun sanssizligi hala uzerimizde olacak ki bisikletlerden birinin anahtarini kaybediyoruz. Bosalttigimiz odayi, yerimize gelen misafirlerden ricada bulunarak alt ust ediyoruz, sahip seridine bakiyoruz, tika basa doldurdugumuz cantalari yeniden bosaltip tekrar tekrar kontrol ediyoruz ama nagile... Sonunda kilidi keser ile kirma yoluna gidiyoruz ve oracikta parcaliyoruz. Kaybimiz: bir kilit ve biraz vakit...

Yola ciktigimizda en buyuk korkumuz ike yuzlesiyoruz: Assos'un o dik ve arnavut kaldirimli yokusu u tirmanmak... Yarim saatlik zorlu tirmanisi ancak bisikletin yaninda gerceklestirebiliyoruz. Sonunda asfalt geliyor ve sularimizi icip ferahliyoruz.

Bu esnada iki arac geliyor ve bize guzergah ile ilgili sorular soruyorlar... Artik buralarin yerlisi olmus gibi cevapliyoruz sorulari ve yardimci oluyoruz; araclari ile gelen bu guzel insanlara...

Yolun ilk 10 kilometresi biraz yokuslu inisli bir sekilde gecti, lakin sonradan epey duzlendi, yolu epey kolay katettik. Tek bir olay oldu, o da bir kopegin kovalamasiydi. O an ben telefondaydim ve arkadasimin uyarisiyla farkettim kovalandigimizi. Neyse ki yeterli hiza kolay kavusabildik.

Kucukkuyu'ya vardigimizda, hemen girisinde epey mutevazi bir pansiyon bulduk, Yagmur Pansiyon. Buraya yerlesip, hizlica yemek (dabii ki kusbasi pide) yiyebilecegimiz bir yer aradik, bulduk... Ardindan sahilde hizli bir kordon turu, biraz cay ve pansiyona donus...

Aksam uzeri yaptigimiz bir yolculuk oldugu icin az yorulduk bugun...  Yarina hazir olmamiz lazim... Bakalim bizi nasil bir macera bekliyor 4. gunumuzde. Bir sonraki yazida gorusmek uzere...

Ege Turu 1. Gün

Evet, cok guzel bir tur gunu yasadik bugun... Pesinen soylemem gerekir ki, cok yorulmadan, guzel ve suprizlerle dolu bir gundu bugun...

En bastan baslayalim... Saat 1 siralarinda kalkip İstanbul'dan Canakkale'ye gitmek uzere olan otobusumuze bindik. Bisikletleri otobuse atmak konusunda sikinti yasamadik, on tekerleri cikartip bisikletleri kendi ellerimizle yerlestirdik... Bunu ozellikle muavin teklif etti, 'ben zarar verebilirim, buyrun bagaj sizin; siz yerlestirin' gibi bir yaklasimda bulundu; ki cok hosumuza gitti bu durum...

Saat 5 siralarinda otobusun durdugunu farkettim... Neredeyiz diye gpsi actigimda İpsala'yi gosterdi cihaz. Hassasiyeti arttirip daha dogru gosterir, yanlistir diye dusundum; lakin 10 metre hassasiyetle, İpsala'ya 20 km kaldigini gorunce gulmeye basladim kendi kendime... Sanirim yaklasik 1 saatimizi kaybettik geri donmek icin...

Canakkale'ye indikten sonra basladik pedallamaya. Sabah saatlerinde trafik olmadigindan cok rahat bir sekilde katettik yolumuzu... 18 km sonra Troiapark'ta guzel (ve sasirtici sekilde ucuz) bir kahvalti yaptik. 45 dakika sonra tekrar dustuk yollara...

Canakkale cikisindan sonraki rampalar acikcasi korkutuyordu beni, zira epey yokuslu bir yoldur kendisi. Buna karsin her yokusun bir inisi oldugundan dolayi epey rahat ettik tirmanis sonrasinda...

Yolumuzu Anayoldan Bozcaada yonune dogru dondurduk. Amacimiz Geyikli icerisinden gecip Dalyan'a ulasmakti. Nitekim oyle de oldu. Cok rahat bir yoldu burasi da, acikcasi trafigi yok denecek kadar az. Yalnizca tas ocagindan cikan kamyonlara dikkat edilmesi gerekli, buradan gececek arkadaslarin ozellikle dikkat etmesi gerekli.

Yolda guzel bir supriz de oldu, yuksek lisanstan arkadasim Safa ile denk geldik yolda. Karsilikli kornalar esliginde birbirimize yaklasip sevinc gosterilerinde bulunduk yolun ortasinda... Ayakustu kisa bir gorusmeden sonra tekrar yola koyulduk.

Geyikli'ye geldikten sonra hemen bir cesme bulup, cesmeden sularimizi doldurduk ve son 6 kilometremizi katetmeye basladik. 12 gibi Dalyan'a vardik. Burada bir motel bulup yerlestik ve dinlenmeye verdik kendimizi...

Burasi -sezonun yavas yavas bitmesinden midir bilinmez- cok sakin biryer. Suyu bir hayli soguk, epey de ruzgarli. Lakin gun batimi cok guzel, Bozcaada uzerinden batan gunesi izliyorsunuz..

Simdi de fotograflar...


 
 



Ege Turu 2. Gün

Gunlerden 3 Eylul 2012... Sabah, motelimizin birazcik gecikmis olan kahvaltisini yapip cayimizdan son yudumu ceker cekmez Necati ile atliyoruz bisikletlerimize. Once epey guzel yol aliyoruz. Ardindan Dalyan'in tepelerini tirmanmaya basliyoruz. Yokuslar neyse de, bu noktada asiri ruzgar bitiriyor bizi. Oyle bir ruzgar ki, yokus asagi inerken zor pedal atiyoruz, arkamiza aldigimizda da fena yokus yukari tasiyor bizleri... Yandan estigi noktalarda da inanin dusmekten korktum...

Tuzla yakinlarina hizimizi oldukca dusuren yokus ve ruzgar ikilisi, sorun cikarma isini Necati'nin arka tekerine birakiyor. Yaklasik yarim saatlik bir yamalama girisiminden sonra basarisiz oluyoruz ve en yakin bisikletcide aliyoruz solugu. Aliyoruz dedigime bakmayin, Gulpinar'daki market & bisikletci ikilisine kavusabilmek icin arnavut kaldirimli yollardan tirmaniyoruz, ogle sicaginin altinda... Burada yaptigimiz yamanin aslinda ise yaradigini, ancak lastikte bir delik daha oldugunu ogreniyoruz.

Esas macera buradan sonra basliyor yalniz. Gulpinar'dan sonra yokus asagi inecegimiz beklentisi (yanilgisi) yerini hayalkirikligina birakiyor. Cok ciddi yokuslar tirmaniyoruz. Acikcasi Kucukkuyu rampalarini cikmadigimiza pisman oluyoruz.

Saat 3'e yaklasirken Assos'ta bulusmak uzere anlastigim dostum Eren aracina atliyor ve yolda karsiliyor bizleri. Sagolsun fazla yuklerimizi atiyor arabasina, rahatlatiyor bizi.

Derken ine cika Assos'un yukaridaki koy merkezine variyoruz; kalacagimiz yer sahilde oldugundan, denize de girmenin ozlemiyle hemen sahile yoneldik. Aklinizda olsun; buranin da yolu arnavut kaldirimi; biraz da dik... Sanirim inerken bisikletleri birazcik hirpaladik..

Son olarak, vardigimizda saat 5'e geliyordu. Hizli bir sekilde yer secip (yelken camping) esyalarimizi odaya atip denize atladik...

Bugune ait ilginc anektotlardan biri; cocuklarin ve yetiskinlerin bizi gorunce "Hellooo" diye seslenmeleriydi... Epey bir yabanci turist pedalliyor sanirim buralari...

Bir baska anektot ise, bizi yukaridan asagiya inerken gormus bir abimizin Assos'ta bizleri gorup tebrik etmesiydi... Epey motive ediciydi gercekten...

Yaziya simdilik son veriyorum, zira yorgunluk hat safhada... Bir sonraki yazida gorusmek uzere... Asagidaki linklerde rotamizi ve detaylari gorebilirsiniz...

http://www.mapmyride.com/workout/175536775
http://www.mapmyride.com/workout/175582371

f t g m
Copyright 2021 - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik Politikası